18 Mayıs 2009 Pazartesi

sinekler

fideler bahçeye geçtikten sonra, resimlerde gözüken sinekler, fidelere dadanmaya başladı. şimdilik bir zararları yok gibi ama daha sonra ne olur bilmiyorum.

biraz incelemeye çalıştım. pek bir işlem yapmıyor gibiler. yaprakları yemiyorlar. öylece duruyorlar. ve çok duyarsızlar sanki kör sağır gibi tepkide vermiyorlar. umarım zararlı sınıfından bir sinek değildir.



yapraklardan çok gövdede dallarda haraketsiz uyuşmuş gibi duruyorlar.

9 Mayıs 2009 Cumartesi

fideler bahçede,evde hüzün

hazırlıklar iki hafta önce başlamıştı. ilk hafta bahçe otlardan temizlendi. kabaca bellendi. toprağın üzerine gübre döküldü. şansımıza o hafta ortası bol yağmur yağdı. ikinci hafta sonu, bahçe bu sefer daha ince bir şekilde bellendi. tırmıklandı. taşlar ayıklandı. kolay değil tabi 1 dönüm tarla.

bu hafta sonu da dikim yapacağız. başlamak için güneşin biraz uzaklaşmasını akşam serinliğinin gelmesini bekliyoruz. takım hazır. ben Ece, Deniz ve kayınpederim Kemal bey. toprak konusunda oldukça tecrübeli öneri ve gözetimine ihtiyacımız var.

önce dikim yapacağımız yerleri belirledik. fide aralarının 50 cm olmasına özen gösterdik. sonra çukurçuklar açtık. içine bir kürek gübre, sonra bol su. maksat kökler rahat etsin. toprağın suyu tamamem çekmesini beklerken sıra fidelerin psikolojisi ile ilgilenmeye geldi. bu görev sevgili kayınpederime ait.




önce motivasyon; hadi bakalım göreyim sizi, mahcup etmeyin bizi, başaracaksınız ben size güveniyorum tarzında bir konuşma.


ardından biraz kültür aşılama. fideleri sorumlulukları konusunda uyarma işlemi. ama biraz ağır olmadımı Kemal Bey. ne anlar pembeler Hamletten, Shakespeare den başka bir tema seçseydiniz keşke. siz canınızı sıkmayın pembeler olsada olur olmasada. sizin canınız sağolsun.

fidelerimizi açtığımız çukurlara özenle yerleştiriyoruz.




toprağı iyice sıkıştırıyoruz.

kök boğazını toprakla doldurup fidenin etrafında halka şeklinde bir ark açtık sulama yapmak için. ilerde fideler büyüdüğünde fideler arasında kalan toprakları boğazlama yapmak için kullanacağız. aradaki topraklar boşaldığında orda uzunlamasına karıklar oluşacak. sulamayı bu şekilde yapacağız.



sıra can suyunu vermeye geldi. fotoğraflar Eceden, can suyu Denizden, ama önce nasıl yapılacağını öğrenmeli suyu fidenin gövdesine değdirmemeli.




8 Mayıs 2009 Cuma

mercimek farkı

Potasyum ve fosforun domates için en gerekli maddelerden biri olduğunu okumuştum. Organik olarak nerde bulunacağını araştırdım. En uygun mercimek çıktı. Bende birkaç fidemi saksıya alırken dibine mercimekleri ıslatıp ezerek suyu ile beraber koydum. Sonuç şimdilik iyi ama çiçeklenme ve meyveye dönüşme daha sonra meyve kalitesindeki etkilerini bilmediğim için guruba tavsiye etmeye çekindim.
Hatta Karadeniz de bu amaçla, kıştan toprağa ezik çürük hamsileri gömdüklerini duymuştum.

resimde sağda en arkada köşede duran iki saksı mercimekli, arkada onun boyunda olanlar var onlar 1 hafta önce ekildiler. ama mercimekli olanın gövdesi hepsinden kalın yaprakları daha tok ve tomurcukları en iri olanı ve resim çekildikten sonraki 1 haftalık sürede gelişim farkı dahada arttı. denemek isteyenlere duyurulur.

2 Mayıs 2009 Cumartesi

tomurcuklanma koltuklar ve sardunya

sardunyam çiçek açmaya başladı. yakında yeşil yapraklar gözükmeyecek. saksı pembe bir top haline gelecek


koltuklarımızda olmaya başladı artık. ama ne yazıkki yakın da budanacaklar.

bu sene tohumlarımızı geçen seneden 10 gün evvel ektik. tomurcuklanma 37 gün önce başladı. yani yaklaşık 27 gün öndeyiz. bilmeden ne yaptık ta bu kadar öne geçtik bilmiyorum. Ama geçen seneden farklı yaptıklarımızı tecrübe olsun diye kaydetmek duyurmak istiyorum.
1) Hiç panik yapmadım. pipirikli davranıp onları da sıkıntıya sokmadım. sevgi ve ilgimi sınırlı bir şekilde gösterdim.
2) en iyi gelişimi gösteren fideler; geniş bir kaba ektiğim, bir kaşık yardımıyla toprağı ile beraber saksıya aldığım fideler oldu. ama doğru olan şaşırtma bu şekilde değil. doğru olan;Birol Beyin 22.04.2009 tarihli yazısıyla blogunda belirttiği gibi olan, köklerin zarar görmesinden endişe edip yapmadığım fideleri topraksız bir şekilde nakletmek. yalnız burda önemli olan zamanlama, 3.4. yaprakların ucu gözüktüğünde ilk şaşırtmayı yapmak gerekiyormuş. çünkü bu aşamada henüz ana kökler oluşmadığı için köklerin kopması gibi bir tehlike yokmuş. ama yinede dikkatli olmak lazım.
3) saksılara alırken, geçen sene gübreli toprak diye aldığım, az gübreli kum yerine; 1 seneye yakın balkonda beklettiğim, koyun gübresinden bolca- torf-toprak karışımı kullandım.
4) sulamaya çok dikkat ettim. 7-10 gün arasında toprağın nemini kontrol ederek. saksının altından bir kaç damla su çıkacak kadar sulama yaptım. sulamayı saksının kenarlarından yapmaya gayret ettim.
5) fırsat buldukça bir kürdan yardımıyla toprağın üstünü karıştırdım.
6) yerlerini hiç değiştirmedim. ve bol güneş altında kaldılar. geçen sene orası burası daha iyi diye evin heryerini dolaşmışlardı.
7)her sabah erkenden, soğuk sıcak demeden bulundukları odanın pencerelerini açıp, sabah serinliğinin odaya dolmasını sağladım. (bu banada çok iyi geliyor kendimi çok iyi hissediyorum.) çok rüzgarlı ve soğuk günler hariç hafta sonları balkona çıkarttım.
belkide yaptığımız en doğru şey ekim işini 10 gün önce yapmaktı.




25 Nisan 2009 Cumartesi

dikime az kaldı



bazı fidelerde kurşun kalem kalınlığında bir gövde oluştu artık

bahçede hazırlık

pembeleri bu sene balkonda yetiştirmemeye karar verdik sitenin ortak bahçesinde 1 dönüm yer ayırdık kendimize.

artık saksılar küçük gelmeye başladı herhalde, fazla sulamadığım halde boyları uzamaya başladı. ya böyle iki hafta daha idare edecekler. yada saksılarını değiştirecem ama o zamanda yer problemi oluyor. bakalım ne yapacağız bir karar vereceğiz.


Artık sulamayı iyice azalttım. ve fırsat buldukça pişkinleştirmek amacıyla balkona çıkarıyorum.

gecede biraz daha geç içeri alıyorum. biraz soğuğa ayaza alışsınlar artık. yeter bu kadar el bebek, gül bebek.
eşimin demesiyle bizim ev pembe kız yetiştirme yurdu olmuş. gelen misafirlere Rasimin kızları diye tanıtıyormuş...




yoruldum artık, kızım ağırlık yapıyor küreği saplamak için :)

elindende her iş geliyor.






önce yabani otları ayıkladık. sonra belledik kızımla Arzuda yukardan resimlerimizi çekti. şimdi gübre alıp sereceğiz toprağın üzerine 10-15 gün sonrada dikim başlayacak. gece soğukları bitsin diye bekliyoruz. yoksa fidelerimiz dikim aşamasına geldi

Denizin çiçekler şiiri

ÇİÇEKLER

Yaz geldi, çiçekler açtı
Dondurma yedi çocuklar
Hayvanlar uykudan kalktı
Yemyeşil bahçemiz
Çiçekler açtı bahçemizde
Sonrada mis gibi koktular
Artık çocuklar daha az hasta olacaklar

Deniz Karavana/11.04.2009

21 Nisan 2009 Salı

Domates yetiştirmede sıcaklığın önemi

Domates ılık ve sıcak iklimleri seven bir yaz bitkisidir. Sıcaklığın 0 derecenin altına düştüğü hava şartlarında ölebilirler. Bu bilgi, mart aylarında evlerimizin baş köşesinde çimlendirip fide haline getirdiğimiz ve don tehlikesi geçtikten sonra balkonlarımıza, bahçelerimize çıkarttığımız için bize lazım değil. bizi ilgilendiren bölümü fideler en iyi gelişimi gösterdikleri sıcaklık aralıkları domates en iyi gelişimi 15-28 derece arasında gösterir.
13 derecelerin altındaki sıcaklıklarda olgunlaşma yavaşlar. Hava sıcaklığında gece gündüz
farkı 6-7 derecenin üstünde olmamalıdır. Gönül rahatlığıyla fidelerimizi balkonlarda bırakmaya, bahçelerimize dikmeye başlayabilmemiz için bu bilgiye ihtiyacımız olacak. Elimizde termometre, gündüz öğlen saatlerinde, gece yatmadan önce mümkün olduğu kadar geç bir saatte ölçüm yaparak. Uygun bir zamanı kaydedebiliriz. Eh! Neler yapmıyoruz ki bunu da yaparız artık
domates bitkisi 27 ° C civarında istenilen şekilde çimlenerek döllenme yapabilmektedir. Yüksek sıcaklıklarda bitki döllenme yeteneğini ve gelişmesini kaybetmektedir. 30 oC’ nin üzerindeki sıcaklıklarda da bitki gelişmesi devam eder fakat döllenme olmaz, çiçekleri dökülür. asıl önemli olan bilgi yüksek sıcaklıklar. Geçen senelerde en çok şikayet edilen konu, çiçeklerdeki dökülmelerdi. Hava sıcaklılarını değiştirmek bizim elimizde değil. bahçelerde yetiştirenlerin bu konuda yapabilecekleri bir şeyde yok ama biraz daha şanslılar. Çünkü açık alan, hava sirkülasyonu daha fazla. Peki balkonda yetiştirenler ne gibi önlemler alabilirler. Örneğin:saksıları duvara fazla yaklaştırmayıp ısınan duvarında sıcaklık etkisini artırmasına izin vermeyebilirler. Saksıları alüminyum folyo veya beyaz bir kağıtla ile kaplayıp saksıdaki toprağın ısınmasına engel olabilirler. Güneş tam tepedeyken balkonlarına güneş ışınlarının direk bitki üzerine gelmemesi için önlem alabilirler. (ben geçen sene güneş şemsiyesi ile korumaya çalıştım.) Yiyeceğimiz 3-5 domates değer mi bu kadar zahmete demeyin. Değer. Yetiştirdiğiniz tek bir tane domatesi bile dörde bölüp aile bireyleri arasında paylaşarak yapacağınız, bir pazar kahvaltısı için bile değer.

19 Nisan 2009 Pazar

rehabilitasyon



davetsiz misafiri rehabilitasyona aldım. bildiğimden değil... bakalım sera etkisi oluşacak mı? oluşursa da işe yarayacak mı? bakalım bu şekilde ötekilere yetişek mi?

pazar gezmesi ve davetsiz misafir.


bugün pazar günü evdeyim. sabah erken kalkdım. fideleri balkona çıkardım. önce sabah serinliğine alışacaklar, daha sonra güneşlenecekler. akşam güneş battıktan sonra tekrar içeri girecekler.
yandaki resimde benim oraya dikmediğim küçük bir fide var. çıkmayan fidelerden biri herhalde ama nasıl olmuşta oraya yüzey kısmına denk gelmiş anlamadım. Hatta ilk çıkmaya başladığında yabani ot diye koparacaktım. küçük kızım deniz, baba bununda tüyleri var domatese benziyor.dedi dikkatli bakınca fark ettim. ama yinede tam inanamadım. fidecik büyüdükçe domates fidesi gibi olmaya başladı. şimdi 3. 4. yapraklarını çıkarmaya hazırlanıyor. ona daha özel bir bakım uygulayıp hızlı büyümesi için bir şeyler yapmam lazım.
Alınacak ders; vazgeçmeyenler için hayat herzaman bir şans daha tanıyor. pembe domates işte... insanı filozof bile yapıyor. hayatın kısa metraj filmi gibi evde domates yetiştirmek

işte bir örnek daha,öndeki aldı başını gidiyor. onu enaz 15 gün daha saksıda tutmak zorundayım. ona hiç bir özel muamele yapmadım ama hırslı birinci ben olucam diyor sanki.
gelişimi yavaşlarsa onu bahçeye ekmeden önce daha büyük bir saksıya almayı düşünüyorum.



bu gün lodos çok değil ama biraz etkili bizim balkonda lodosu çok alıyor. rüzgardan korunmaları için balkondaki setin arkasına yerleştirdim. güneşte biraz sonra onlara ulaşmaya başlayacak. temiz hava bol güneş. hadi kızlar bu senede bizi utandırmayın.


17 Nisan 2009 Cuma

aile fotografı


ekileli yaklaşık 1 ay oldu şaşırtma işleminide yaklaşık 15 gün evvel yaptık. bu sene, geçen seneden daha iyi bir gelişim gösteriyorlar. ortada duran aile reisi gibi, en arkadaki bir hafta geç ekildi. ama prematüre bebekler gibi, ama çok değerli çünkü bizim torunumuz bana geçen seneyi hatırlatıyor. yaprak yapısı itibarı ile de ötekilerden farklı. yarından itibaren artık balkona çıkmaya başlıyacaklar. yarın 40 larını uçuracağız.

15 Nisan 2009 Çarşamba

fide pişkinleştirme

Fidelerimizi süs bitkileri gibi evimizin içinde tutamayacağımız için, fideyken alıştığı korunaklı, sabit ısı, kontrollü güneş, rüzgarsız ortam dan çıkarıp 40' ı uçurulan bebek gibi dış ortamlara hazırlanması gerekiyor.

Dış ortamda onları bekleyen zorluklar: gece soğukları donma tehlikesi, daha uzun süreli kalacağı güneş ışınları, aşırı rüzgarlar vs.

Soğuktan etkilenmemesi ve donma tehlikesini en aza indirebilmek için fidedeki su oranının çok olmaması gerekiyor. Zaten işi bilenlerinde bize tavsiyesi az su verin şeklinde. Az verin ki bitki suyla şişmesin. Annem yemekten önce ve yemek yerken bana çok su içirmezdi. Karnını suyla doyurma da yemeğini bitir derdi. Fidelerde de aynı durum. Ne kadar çok su verirsek bitki o kadar şişecek, boyu uzayacak, su oranı yükselecek ama içi kof kalacak demektir. Amaç dengeli su vererek topraktan alacağı kuru besinlerle gelişimini sağlamak. Dirençli bir hale getirmek.

Fidelerin pişkinleştirilmesine su miktarını azaltarak başlamak, bulundukları ortamın sıcaklığını havalandırma yaparak düşürmek, daha sonrasında belli aralıklarla dış ortama çıkarmak ve dış ortamda bulundukları zaman süresini uzatmak. Şeklinde özetleyebiliriz.

Ben geçen sene nisan ayının sonlarına doğru balkona çıkarmaya başladım. gündüzleri balkonda (çok rüzgarlı ve soğuk günler hariç) akşamları içerde tuttum. Ve her akşam 1 saat geç içeri aldım. Taşımaktan bıktıktan sonra ki bu 15 gün falan sürdü. bir daha da içeri almadım.

Unutmadan; siz istediğiniz kadar pişkinleştirin dış ortamda onları bekleyen bir tehlike daha var. KUŞLAR !!!

10 Nisan 2009 Cuma

merhaba 2009 pembe domates sezonu


Geldi yine bir pembe domates sezonu, koca bir kış geçti... karanlık puslu yağmur çamur. şimdi bahar, güneş farklı bir acıdan doğuyor artık. Daha parlak daha aydınlık.
1 martta PDA istanbul buluşması yapıldı. mükemmeldi. ailecek çok keyif aldık. isimlerini duyduğumuz maillerini okuduğumuz dostlarımızı yakından görüp tanıştık. Büyük kızım Ece, (bize göre) çok güzel bir konuşma yaptı. ben ve eşim çok duygulandık. okadarki söz sırası Arzuya geldiğinde, Arzunun konuşacak hali kalmamıştı nerdeyse ağlayacaktı.
Bu sene bir senelik tecrübe ve PDA nın istanbul buluşmasından aldığımız enerji ve motivasyonla, Ben ve kızlarım geçen seneki tarihten 9 gün evvel 21 martta ilk tohumlarımızı, 28 martta da ikinci parti tohumlarımızı ektik. maksat pembeleri bir an önce kahvaltı soframızda görmek.
Tohumlarımız 3 sınıf
1. Geçen seneden kalanlar
2. Geçen sene göz koyduğum ve yüzsüzlük edip istediğim., 630 gr lık pembe veren, Sayın Birol Ketenci nin fidesini Nalan Hanımdan aldığı ve yetiştirip tohum elde ettiği Hakan Yaşmut/ Datça Emecik köyü tohumları
3. Birol beyin yetiştirdiği Erdek pembelerinin tohumları
1.sınıftaki tohumları yanlış muhafaza ettim sanırım. yalnızca 1 tanesi filizlendi oda çok cılız
ötekilerde % 89 oranında filizlenme var. durumlarıda bana göre gayet iyi. hepsini plastik saksılara şaşırttık. ev biraz gübre kokuyor ama napalım idare edeceğiz bir müddet.
yalnızca bir kaç tanesini biraz üzdük. nedenmi? şaşırtırken, köklerindeki toprağı silkeleyelim derken köklerinide silkeledik. ama ölmediler. gelişimleri yavaşladı. ötekileri toprağıyla beraber şaşırttık. durumları gayet güzel
bu sene, aslında bana da garip gelen bir şey deniyorum. araştırdım. potasyum ve fosfat domates için çok gerekliymiş, organik olarak nerde var bunlar? MERCİMEKTE :) bende aldım yeşil ve kırmızı mercimeği sıcak suda yumuşattım. mikserden geçirip iki fidenin dibine koydum. sonucu çok merak ediyorum.

3 Eylül 2008 Çarşamba

iftahar ettiğimiz meyvelerimiz

kayınvalideme verdiğim ve çatalçada toprağa ekilen fidelerden çıkan pembeler. kayınvalidemin ve kayınpederim eline sağlık iyi bakmışlar. ama fideleride ben yetiştirdim. unutulmasın hatta atlanmasın lütfen :)


7 Haziran 2008 Cumartesi

Bizimde artık çiçeklerimiz var


çok şükür çiçeklenme başladı. ekim yaptıktan 68 gün sonra ilk çiçeklerimiz görülmeye başladı. şimdi ilk meyveleri göebilmek için sabırsızlanıyoruz.

27 Mayıs 2008 Salı

http://pembedomatesagi.blogspot.com/

bu cins fidelerde kırışmalar ve büzüşmeler oluyor. öteki tırtıllı kenarlı yaprakları olanlarda böyle birşey yok. yan yana dipdibe duruyorlar bir hastalık veya böceklenme olsa onlarında böyle olması gerekimezmi diya düşünüyorum. belkide bu cinsin yaprak özelliği böyle yada güneşe pek dayanıklı değiller.



25 Mayıs 2008 Pazar


11.05 tarihinde








yolcular, gitmeden evvelki toplu gösterimdeler 11.05.2008














misafirler henüz gitmediler. 17.05 tarihinde bu haldeler



bu kendimize ayırdığımız iki taneden biri 25.05.2008